İçinde çırpınan kuşu çıkaramamak,
Her seferinde göğüs kafesine çarpan kanatlar…
Hayallerinin kördüğüm olmuş ipini çözememek, üstelik karanlıktayken.
Nasıl bir duygudur yenilmişlik hissi…
Nasıl çıkacağını bilememek dipsiz bir kuyudan,
Elleri, dirsekleri, bilekleri, göğsü ter içinde kalmak tutkudan…
Nasıl bir duygudur? Nasıl? Yaşadınız mı hiç?
Ne, sanat mı?
Hah,hah,hah!
Güldürmeyin adamı…
Seks,
Aldatılma,
Nakit kaygısı,
Araklama,
Taklit,
Duygu mu dediniz,
Ya da coşku,
Ya da içtenlik?
Nerede yaşıyosunuz lan siz?
Anlayamadınız mı hala?
Yanlış zamanda, yanlış yerdesiniz…
Uslanma hiç hep deli kal
Büyüme sakın çocuk kal
Es deli deli böyle kal
Son harmanında sevdanın
Tüken toz toz savrula kal
Suçüstü bulmalı ölüm
Ölürken de sevdalı kal…
Yılmaz Erdoğan’ın kalemi ve Altan Erkekli’nin yorumu.